|
Seydişehir ilçesi Küpe Dağı' nın eteğine
kurulmuştur. Kentin batı ve güney batısını
çevreleyen Küpe Dağı' nın yüksekliği 2551 metredir.
Güneyindeki dağlar ise Toroslara aittir. Küpe Dağı
eteklerinden çok sayıda pınar ve kaynak çıkmaktadır.
İlçenin çevresini oluşturan bu yüksek dağlar
Seydişehir' de değişik bir estetik silüet
oluşturmaktadır. Ayrıca kentin içindeki rekreatif
(eğlendirici, hoşvakit) amaçlı kullanılan Pınarbaşı,
Kuğulu ve Beldibi göletleri suyunu Küpe dağındaki
kaynaklardan almakta olan doğal güzelliklerdir.
Seydişehir; Konya' ya 92, Manavgata 125, Antalya' ya
ise 208 km. mesafededir. Aynı zamanda Seydişehir
dördüncü derecede deprem bölgesinde yer almaktadır.
Seydişehir merkez, kasaba ve köyleriyle birlikte
85456 kişilik nüfusa sahip.İç Anadoluyu Akdenize
bağlayan transit karayolu üzerinde bulunan birçok
yönden gelişmiş bir yerleşim merkezidir. İlçe,
Türkiyenin 1., Dünyanın 3.büyük Fabrikası Etibank
Alüminyum Tesisleri ile sanayide, ismini
duyurmuştur. ÖSS sınavlarının yapılabilmesi için
gerekli alt yapıya sahiptir.
İlçede 40 İlköğretim, 8 Ortaöğretim ve 2 yaygın
eğitim kurumu olmak üzere toplam 50 eğitim öğretim
kurumunda, 12164 öğrenci öğrenim görmektedir. Lise
ve dengi okulların son sınıflarından 2001 ÖSS' de
1358 başvuru olmuştur. Ayrıca Selçuk Üniversitesi
Seydişehir Meslek Yüksek Okulu 5 Teknik programda 20
öğretim elemanı, 10 idari personel ve 963 öğrenci
ile eğitim öğretimini yapmaktadır.
Seydişehir, geçmişe dayanan, sosyal, kültürel ve
ekonomik varlıkları ile köklü bir yerleşim
merkezidir. Cumhuriyetten önce Seydişehir' in nüfusu
3000-3500 arasında, ilçe nüfusuda 26000-27000
arsında idi. Cumhuriyetten sonra ilk nüfus sayımı
1927 yılında yapılmıştır. Bu sayıma göre merkez
nüfusunun 3779, ilçe nüfusunun ise 29399 olduğu
görülmüştür. Bu rtış 1965 yılına kadar ilerleme
göstermiş, Etibank Alüminyum Tesislerinin kuruluşu
ile hızlanmıştır.
|
|
SEYDİŞEHİR
TARİHÇESİ
1970 yılında yapılan kazılarda İlçemiz Bostandere kasabası yakınlarında Roma
devri anfi tiyatrosu kalıntıları ortaya
çıkmıştır. Seydişehir'in Horasanlı Seyit
Harun Veli Hazretlerinin gelip
konaklaması ile takriben 1310 yıllarında
kurulduğu tahmin edilmektedir.
Beyşehir'de konuşlanmış olan
Eşrefoğulları Beyliği, Anadolu Selçuklu
Devletinin bir parçası olarak,
Seydişehir bölgesini de kapsayacak
şekilde 1327 Moğol istilasına kadar
hayatiyetini sürdürmüştür.
İlçenin kuruluşu ile ilgili Osmanlı
salnamelerinden alınan bilgiler
doğrultusunda, Seyit Harun Veli
Horasan'dan Konya'ya intikal etmiş,
Konya' dan da önce İlçeye bağlı bugünkü
Ortakaraören (Karaviran) kasabamıza
gelmiş ve tarihi izler bırakarak,
Seydişehir İlçesinin bulunduğu mevkiye
intikal etmiştir. Bu esnada
Seydişehir'de hiçbir yerleşim birimi yok
iken, Seyit Harun Veli, önce kurmayı
tasarladığı şehrin Kal'a (Kale Duvarı)
kapılarının inşasına başlamak üzere,
iskan bölgesinin etrafını yüksek
duvarlarla çevirmiş ve bilahire Seyit
Harun Camii'nin inşasına başlayarak
1310 yılında camii ibadete açılmıştır.
Bu camii , külliye şeklinde hamamı ve
diğer müştemilatı ile imar edilmiştir.
Bu külliyede Seyit Harun Türbesi (1320)
Halife Sultan Türbesi (Seyit Harun
Veli'nin kızı) (1367) Rüstem Bey ve
Sultan Hatun Türbesi (Turgutoğulları
Soyundan Rüstem Bey, kızı ve oğulları)
bulunmaktadır.
Seydişehir İç Anadolu Bölgesinde
Konya'ya 85 km. uzaklıktadır. Seydişehir
doğuda Konya ve Çumra, Güneyde Bozkır ve
Akseki, kuzeyde Beyşehir ile çevrilidir.
Seydişehir'in batı kesiminden başlayıp
güneye doğru uzanan Küpe Dağı, güneyde
zengin boksit yataklarının bulunduğu
Giden Gelmez Dağı adı ile devam eder .
Kuzeybatıdan Güneydoğuya Suğla gölüne
kadar olan arazi ovalıktır. İlçenin
iklimi, kara ikliminden Akdeniz iklimine
geçiş özellikleri taşır. Seydişehir 4.
derece deprem bölgesinde yer almaktadır.
Seydişehir İlçesi Küpe Dağı'nın eteğinde
kurulmuştur. Kentin batı ve
güneybatısında çevreleyen Küpe Dağı'nın
yüksekliği 2551 m.ye ulaşır Güneydeki
dağlar ise toroslara aittir. Küpe Dağı
eteklerinde çok sayıda pınar ve kaynak
çıkmaktadır. Kentin çevresini oluşturan
bu yüksek dağlar, Seydişehir de değişik
bir estetik siluet oluşturmaktadır.
Ayrıca kentin içinde eğlendirici, boş
vakit geçirici amacıyla kullanılan
Pınarbaşı, Kuğulu ve Beldibi Göletleri ,
suyunu Küpe dağındaki kaynaklardan alan
doğal güzelliklerdendir.
Eskiden Beyşehir üzerinden Konya'ya
gitmek mümkün iken, yeni açılan
Konya-Antalya karayolu ile Türkiye'nin
her yerine bağlantı sağlanmıştır. Şu
anda ilçe Konya'ya 85 km., Antalya'ya
208 km., Manavgat'a 135 km. mesafededir.
İlçenin tüm kasaba ve köy yolları asfalt
kaplamadır.
Turistik yerler : Tınaztepe Mağarası,
doğal su kaynakları ilçenin çok eski bir
yerleşim merkezi olması nedeniyle
görülmeye değer özelliklerdir. Kazı
çalışmaları , bugüne kadar başlamamış
olmasına karşın, antik yerleşim
kalıntıları bakirliği ile ilginçliğini
korumaktadır. Toros dağlarının doğal
güzellikleri , yaylalar, avlaklar, iç ve
dış turizmin ilgi odağı olabilecek
yapıdadır.
Seydişehir'de termal özellik taşıyan tek
yer, hemen şehir içerisindeki Ilıca'dır.
Pınarbaşı ve Kuğulu' da doğal su
kaynakları olarak önemlidir. Ilıca
tepesindeki kaplıcaların tarihinin M.Ö.'ye
dayandığı sanılmaktadır. Deri, kemik,
açık yaralar kadın hastalıklarına şifa
bulduğu tahmin edilen kaplıcalar biri
açık üçü kapalı havuz olmak üzere hizmet
vermektedir. Tınaztepe Mağarası
Konya-Seydişehir ve Antalya yolu
üzerinde (Turizm Yolu) doğal harikadır.
Seyit Harun Camii ve Türbesi , Muhammed
Kuddusi Türbesi , Hacı Abdullah Efendi
Türbesi, Seydişehir Kalesi, Halife
Sultan Türbesi, Rüstem Bey ve Sultan
Hatun Türbesi , Roma Şehri, Arastepe
Roma Şehri, Eziktepe, Hitit Şehri,
Kilise duvarları, (Ketenli Kasabası) ,
Akçalar Höyüğü, Karabulak Höyüğü, Ilıca
Termal Tesisleri, Vasata Antik Tiyatro,
Tınaztepe-Güvercinlik-Fevzine
Mağaraları, Yeraltı Gölleri, Vervelit
Şehri Kalıntıları, Arnava Şehri
Kalıntıları Tarihi çeşmeler, Ilıca,
Pınarbaşı, Kuğulu, Mamanda, Gözpınar,
Çaybaşı, Beldibi, İçerikışla
Seydişehir'in en önemli tarihi ve
turistik yerleri olarak dikkati
çekmektedir.
İlçenin güneyinde uzanan Toros Dağları
silsilesinde yaban domuzu, yaban keçisi
, tavşan ve keklik gibi av hayvanları
barınmaktadır. "Yaban Hayvanları ve
Yaban Hayatını Koruma Sahaları" olarak
belirlenen Bulamaç Kazanı Elmasut
Yaylası, Keçili Köyü, Mortaş, Susuzşahap
Yaylası, Gölyeri Mevkii , Karakışla
Yaylası, Alacabel, Çatal oluk Çeşmesi,
Elmalı Yaylası, Giden gelmez Dağı v.b.
yörelerde kontrollü olarak av turizmi
yapılmaktadır.
|